Tosic’in Eşi Jelena Karleusa Evlilikleriyle İlgili Tüm Sırlarını Paylaştı

Tosic’in eşi Jelena Karleusa ile Posta’dan Canan Danyıldız oldukça açık ve her şeyin konuşulduğu bir röportaj yapmış. Fantezilerinden aşk hikayelerine kadar her şeyi anlatmışlar:

Dusko vücudunuzun en çok neresini sever?
Onun en sevdiği şey benimle kavga etmek! Seksi giyineyim, güzel olayım ama eve dönünce benimle kavga etsin… Buna bayılıyor. Yıllardır böyle.

Verdiğiniz pozlara, videolara kızdığı oluyor mu?

Her videodan, seksi pozumdan sonra çok büyük kavga ediyoruz ve benden boşanmak istiyor. Ama sadece diyor, boşanmıyoruz!

Birbirinize koyduğunuz kurallar var mı?
Benim profesyonelliğime saygı duyuyor. Beni özel hayatımda tanıyor ve güveniyor. Bu yüzden sıkıntı yaşamıyoruz. Aramız iyi. Benim iki yüzüm var, sizin tanıdığınız ile onun bildiği iki ayrı insan.

Eşinizin telefonunu kontrol eder misiniz?
Yahu ben Dusko’yu çok sınava soktum. Kaç kez denedim ama her seferinde geçti! Eğer arkamdan bir işler çeviriyorsa, helal olsun, bravo! Tabii ki her şeyini kontrol ediyorum, boş bırakmam.

Birbirinize pahalı hediyeler alır mısınız?
Tabii ki. Ona verdiğim en pahalı hediye iki kız çocuğu! Onun bana aldıkları da çok pahalı bir liste, oraya hiç girmeyelim.
Çok enteresan, seksi bir kadınsınız… Kimsiniz yahu!
Sadece sahnelerde enteresan ve seksiyim. Özel hayatımda daha normal bir kadınım. Benim işim enteresan olmak.

Yani evde pijama-terlik dolaşan biri misiniz?
Rahat olmam için kıyafetimi çıkarıp dolaşmam lazım! Dusko da benim doğal, makyajsız halimi çok seviyor.

Dusko Tosic’in eşisiniz, size ‘yenge’ denmesine ne diyorsunuz?
Yenge değil, ‘süper yenge’yim. Sizden biriyim. Sırbistan’da 22 yıldır müzik kariyerimle tanınıyorum ama Türkiye’de Dusko’nun eşiyim. Bari bana sadece ‘yenge’ demeyin, ‘süper yenge’ deyin. Türk kültürünü, mutfağını, müziğini zaten çok seviyorum. Kaldı ki Sırplar 500 sene Osmanlı egemenliğinde kaldı. Yani hepimiz Türküz.


Geçen akşam İstanbul’da sahneniz vardı. Kostümler, danslar çok cesur! Biz daha muhafazakarız ya…
Bu konuda beni sürekli eleştiriyorlar. Kırıp üzmeye çalışıyorlar. Çok kızıyorum. Ben normal bir kadın değilim. Beni ya seversin ya da sevmezsin. Arası yok. Görüntümden ziyade, beni ben olarak önemsemenizi istiyorum.

Bu seksilikle bu biraz zor!
Kalçalarımın büyüklüğü ya da başka yerlerim kimseyi ilgilendirmez. Kimsenin de beni çok sevmesini beklemedim. Türklerin de beni şahsiyetimle sevmesini isterim.

“Bu vücudu seks yaparak koruyorum” demiştiniz…
Yaptığım tek spor alışveriş yaparken bir mağazadan diğerine geçmek! Hepsi bu, özel bir şey yapmıyorum. Bir de tabii sahnedeki dans ve şovlarım bana yetiyor.

Estetiğiniz var mı?
Kendimi güzel, seksi ve muhteşem bir kadın olarak görmüyorum. Ama kadınlar bana bakınca neden “Sende estetik var mı?” diye soruyor anlamıyorum.

Kim Kardashian, Lady Gaga gibi isimleri taklit ettiğinizi söyleyenler var…
Kimseyi taklit etmiyorum. Belki son zamanlarda kalçalarım büyüdüğü için Kim Kardashian’a benzetiyor olabilirler. Vücudumda en çok parmaklarımı beğeniyorum, çünkü en zayıf yer orası!

Çok zeki bir kadınsınız!
Bana “Çok akıllı, zekisin” dediklerinde mutlu oluyorum. “Seksisin, güzelsin” filan dediklerinde inanmıyorum!


Çocukken hayal ediyor muydunuz ünlü olmayı? Çok küçük yaşta
Çok küçük yaşta bile meşhur olacağımı biliyordum.

Dokuz yıldır evlisiniz, fantezileriniz var mı? Yatak odanız hâlâ renkli mi?
İşlerimiz yüzünden çok ayrı kalıyoruz, bu yüzden yatak odamızda hâlâ ateşliyiz, iyiyiz. Beni evde de seksi, güzel bir kadın olarak istiyor. Yemeği bile topuklu ayakkabılarla, üstelik çıplak yapıyorum!

Size iç çamaşırı alır mı?
Onları kendim seçerim. Ama Dusko’nun kredi kartıyla öderim!

Eşiniz ve siz hakikaten çok mu kıskançsınız?
Ben hasta kıskanç bir kadınım, öyle böyle değil! Dusko’ya hiç güvenmem. Sabah “Günaydın” bile dese yalan söylediğini düşünüyorum. O da aşırı kıskanç bir erkek.

Mesela aldatsa sizi?
Hayatta boşamam. Hiçbir kadın boşanmamı beklemesin. Acı çektirmek, intikam almak için başka yöntemlerim var. Boşamam ama süründürürüm!

Aşkınız nasıl başladı?
Onu 21 yaşında tanıdım. Ben büyük yıldızdım, o da hayranımdı. Aramızda yedi yaş var. Aylarca peşimden koştu, hâlâ numaramı kimden aldığını söylemez. Sonunda, “Bu bana yazan adam kim” dedim, bir baktım genç bir futbolcu! Yaş farkı var ama çocuk çok yakışıklı. Tabii ki tanıştım.

Ondan çok kazanıyordum ve yıldızdım ama Dusko’ya inandım. Bütün aşkımla, hissiyatımla onun bugünkü haline gelmesine yardım ettim. En çok karakterine aşık oldum. “Bu adam çok iyi baba olur” diye düşündüm. Güzel, yeşil gözlü çocuklar… İki kızımız oldu ama yeşil gözlü değiller!

Tuhaf bir aşk hikayesi…
Dusko fakir bir aileden geliyor, çok mücadele etti. O zor yılları benimle geçirdi. Akıl hocası değilim ama bir bütün olarak çok iyi olduk. Onun şans, iyilik meleğiyim diyebilirim.

Etrafınızda başka erkekler de vardı muhakkak…
İstediğim erkeği alabilecek kadındım ama Dusko’da beni çeken başka şey vardı. İnsan olarak kaliteliydi. Bizim aşkımız geçici değil, köklü. Bir yastıkta kocamak derler ya. Bu yüzden devam ediyor. 2008’de evlendik. Yoksa iki egolu ve güçlü karakterin bunca zaman karı-koca kalması çok zor.

Hiç tacize uğradınız mı?
Türkiye için, hatta Sırbistan için de aşırı olduğumu biliyorum. Ama hiç tacize uğramadım. Dahası konserlerimde yüzde 90 kadınlar ya da LGBT bireyleri vardır. Bana kadınlar da aşık oluyor.

Fenerbahçeli Ozan Tufan sizin fotoğraflarınızı beğendiğinde, “Tosic seni döver” dediniz mi?
Hayır. O kim, tanımıyorum bile! O tweet’i duydum, “Ne yazmış, çevirin” dedim ama çevirmediler. Kötü bir şey yazdığını anladım ama öyle bir yanıt vermedim.