Orta Çağ Hakkında İnanmayı Bırakmamız Gereken 12 Mit

Orta Çağ denilince kafamızda canlanan resmin çoğu yanlışlarda doludur. Kimi zaman kulaktan dolma bilgilerle, kimi zamansa mitlerle günümüze dek oluşan yanlış bilgileri sizler için listeledik.

İşte Orta Çağ Hakkında İnanmayı Bırakmamız Gereken 12 Mit;

12# İnsanlar dünyanın düz olduğunu düşünüyorlardı.

Dünya’nın düz olduğu fikri pagan İskandinavya’da mevcuttu ve bu görüş Hristiyanlığın bölgeye gelişiyle birlikte kayboldu. Dünyanın geri kalan bölgelerinde ise başta eğitimli olmak üzere dünyanın yuvarlak benzeri bir şekle sahip olduğuna inanıyordu. Orta Çağ döneminde yapılan çizim ve haritalar da bu görüşü desteklemektedir.

11# Columbus, dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlamak istedi.


Colombus insanlara dünyanın yuvarlak olduğunu değil, tahmin edilenden daha büyük olduğunu kanıtlamıştır. Sürekli olarak batıya giderek Doğu Asya’nın zengin limanlarına varacağına inanan Colombus, bunun yerine Karayiplerin bilinmeyen adaları keşfetmiştir.

10# Vikingler boynuzlu kask giyerdi.

Boynuzlu kask aslında savaş sırasında giyilebilecek derecede pratik ve rahat değildi. İskandinav sanatçılarının Viking tasvirlerine boynuz eklemesi 19.yy sonrası ortaya çıkmıştır.

9# Erkekler kadınlara bekaret kemeri giydirirdi.

Vücudun alt yarısını kaplayan korkunç görünümlü demir konstrüksiyonları aslında bir mittir. Erotik bir fanteziden öte olmayan bu mit, Haçlı Seferleri dahil olmak üzere hiçbir zaman kullanılmamıştır.

8# İnsanlar sadece 30 yaşına kadar yaşıyordu.

Orta Çağ döneminde ortalama ömrün kısa olmasının nedeni küçük yaşta gerçekleşen ölümlerdir. Eğer bir kişi yetişkinliğe erişmiş ve hastalık yaşamamışsa, 60-70 yaş aralığına kadar yaşayabilmekteydi.

7# İnsanlar yıkanmazdı.

Elbette ki Orta Çağ döneminde yaşayan insanlar bizler gibi banyo yapma fırsatı yakalayamıyordu. Ancak bu karşın Orta Çağ dönemindeki insanlar bile her gün temizlenmiş kıyafetler giyer ve kişisel hijyenlerine önem gösterirdi. Bu dönemde sabun kullanımının yaygınlaştığı ve sabun üreticilerinin büyük şehirlerde kendi ticaret loncalarını bile vardı.

6# Kadınların hakları yoktu.

Ortaçağda yaşayan kadınlar, şu an olduğu kadar özgür değilmiş gibi görüyor olabilir. Ancak Orta Çağ döneminde bile kadınların esnaflık yaptığı ve mal alıp ev sattığı görülmüştür. Hatta bunu bir adım ileriye taşıyıp hükümdar olmayı başarmış kadınlar bile mevcuttur.

5# İnsanlar çatal bıçak kullanmazdı.

İnanılanın aksine Orta Çağ’da çatal-bıçak kullanımı oldukça yaygındı. Çatallar ilk olarak 6. yüzyılda Bizans İmparatorluğu’nda, daha sonra ise 11. yüzyılda İtalya’da kullanılmaya başlanmıştır.

4# Kilise bilimin gelişimini yavaşlattı.

Orta Çağ dönemindeki çoğu bilim insanı aslında kilise üyesiydi. O dönemde kilisenin bilimi engellemesi bir yana dursun, bilimsel gelişme sağlayan insanlar kilise tarafından ödüllendirilirdi. İddia edildiği gibi Orta Çağ döneminde kilisenin bilimsel kanıtları yaktığı yönünde hiçbir kanıt yoktur. Bu söylentilerin çıkmasının sebebi verebileceğimiz ender örneklerden olan Galileo davasıdır.

3# Milyonlarca kadın kazıklara bağlanarak cadı olduğu gerekçesiyle yakılmıştır.

“Cadı avı” fenomeni düşünüldüğü gibi Ortaçağ’da değil, 16. ve 17. yüzyıllarda görülmüştür. Orta Çad’daki insanlar cadıların varlığını reddetmiştir.

2# Feodal lordlar “ilk gece hakkı” kapsamında evlenen kadınları odasında ağırlardı.

Bu kuralın var olduğunu teyit edecek hiçbir kanıt yoktur ve çoğu tarihçi bu geleneğin yanlış bir tercüme sonrasında ortaya çıktığına inanmaktadır.

1# Şövalyeler asil ve nazikti.

Bu görüş maalesef gerçekten çok uzaktır. Savaşa gitmedikleri dönemde halka zulüm eden şövalyeler, köylü kadınlara tecavüz dahi ederdi.

brightside.me