in

Her Gün Kullandığımız Ama Başka Amaçlar İçin Üretilmiş 15 Şey

Normalde her şeyin bir amacının olduğunu savunuruz ama şimdi her gün kullandığımız veya gördüğümüz şeylerin aslında ilk başta hangi amaçlar için üretildiklerini duyduğunuzda şaşıracaksınız! Biz şaşırdık bakalım siz ne düşüneceksiniz 🙂

Coca-Cola

Amerikan İç Savaşında gazi olan eczacı John Pemberton, kola cevizi ve koka yapraklarından bir karışım yaptı. Yaptığı bu karışımı yaralardaki sinir sistemini tedavi etmek için morfin alan askerlere kullanmalarını önerdi. Daha sonra, bunu içeceğe çevirerek bir iş kurdu ama sonradan bütün hisselerini sattı. Yeni sahipleri kokain’den arındırılmış şekilde koka yapraklarından Coca-Cola üretmeye başladılar.

Siyah Elbise

1920’li yıllara kadar siyah elbiseler genellikle yasın bir sembolüydü ve en az 2 sene giyilirdi. Sonradan 1926 yılında Coco Chanel, sevgilisinin anısına Vogue tarafından ”Chanel’s Ford” olarak adlandırılan ünlü küçük siyah elbisesini dikti. İlk başta film starları tarafından giyilen elbise daha sonra dünya çapında ünlü oldu.

Karaoke

Japon rock müzisyeni Daisuke Inoue, bir kafede insanlara grup şarkılarını sözsüz çalıyor ve insanlar da parçayı tamamlıyordu. Bir gün kafeye gidemedi ve iş arkadaşlarından birine kendi bölümünü kaydettiği bir kaset verdi. Daha sonra 1971 yılında şarkıları sözsüz çalan bir makine icat etti bu şekilde de onunla aynı yorucu işi yapan müzisyenler biraz rahatlarken insanların da ritme ayak uydurarak şarkı söylemesi kolaylaştı.

Play-Doh

Bu madde, başlangıçta, baca kurumunu kirleten şöminelerle donatılmış evlerde duvar kağıdını temizlemek için kullanılmıştır. Kolayca süngerle temizlenebilen vinil duvar kağıtlarının ortaya çıkmasıyla, temizleyici ana amacını kaybetti. Ardından, mucidi olan kişinin kreş öğretmeni olan bir akrabası, bu macun benzeri maddeyi çocuklara oynamaları için verdi … ve çocuklar oyuncağa bayıldı! Daha sonra renklendirici ile değiştirilerek deterjan maddeden çıkarıldı ve şuanki modern ismini aldı: Play-Doh.

Koşu Bandı

Modern bir koşu bandının prototipi Sir William Cubit tarafından 1818 yılında aylak tutsakların kas gücünü kullanarak tahıl öğütmek için yaratılmıştır.Tutsaklar yatay bir parmaklığa tutunup sonsuz bir merdivende yürürlerdi.

Post-it

Dr. Spencer Silver kalıcı bir yapışkan icat etme sürecindeydi ama ortaya çıkan yapıştırıcı yeterince güçlü değildi ve eşyalar kolayca ayrılıyordu. Sonra iş arkadaşı Arthur Fry, bu yapışkanı kutsal kitabında önemli yerleri ayırmak için kullanmayı teklif etti. Kısa zamanda not almak için kullanılan yapışkan kağıtlar dükkanlarda yerlerini aldı ve hala dünya çapında kullanılmakta.

Topuklu Ayakkabılar

Eski Mısır’da topuklu ayakkabılar dini törenlerde yüksek topuklu ayakkabılar giyen yüksek rütbeli memurların statü simgesiydi. Bu hem kadınlar hem de erkekler için geçerliydi. Bu tarz ayakkabılar aynı zamanda kasaplar tarafından kanlara basmamak için de kullanılırken Pers atlıları ok atarken tutunabilmek için de kullanırlardı. Ortaçağ Avrupa’sında, daha sonra popüler olacak yüksek topuklar  aristokrasiler için bir ayrıcalıktı. En sonunda 20. yüzyılda ünlü sivri topuklar icat edildi.

Baloncuklu Naylon

Ünlü baloncuklu naylonlar 1957 yılında mühendis Alfred Fielding ve Marc Chavannes tarafından icat edildi. İlk başlarda istenilen üç boyutlu plastik bir duvar kağıdı olmasıydı ama işler istenilen gibi gitmedi. Yine de icat edenler materyalin paketleme için de kullanılabileceğini söyledi ve çok geçmeden patentli baloncuklu naylon birçok alanda vazgeçilmez olarak kullanılmaya başlandı. Kim pıt pıt patlatmayı sevmez ki!

Yastıklar

Mezopotamya’da sert baş dayanakları insanların saçlarını ve suratlarını böceklerden korumak için kullanıldığı sıralarda yastıklar varlıklı insanların elde edebileceği şeylerdi. Eski Çin’de ise yumuşak yastıkların faydasız olduğu inanılırken, bambu, yeşim taşı, porsalen, ağaç veya bronzdan yapılan sert baş dayanaklarının güç verip şeytanlardan koruduğuna inanılıyordu.

Vazelin

19. yüzyıl ortalarında, petrol yatağı çalışanları, petrol kulesi pompalarında biriken yapışkan madde ile sürekli savaş halindeydiler. İngiliz kimyager Robert Chesebrough bu durumda bir fırsat gördü: bu ”yapışkan petrol”den bir parça alarak bazı araştırmalar yaptı ve aslında faydalı taraflarının olduğunu gördü. Sonuç olarak, çok kısa bir zamanda kullanım alanı, halıların temizliğinden yaraların iyileşmesi için kullanımına kadar yayıldı.

Stres Yayı

Stres yayı ilk başta çocuklar için değildi. Denizcilik mühendisi Richard T. James, hassas gemi malzemelerini yapımında çalışıyordu ve yanlışlıkla zıplayarak uzaklaşan gergi yayını düşürdü. Bu şekilde çocuk oyuncağı yapma fikri doğmuş oldu ve kısa zamanda stres yayı dükkan vitrinlerinde yerini aldı. James Spring & Wire Şirketi bu oyuncaklardan 300 milyon’dan fazla sattı.

Poşet Çay

1904 yılında New York’tan çay ve kahve ithalatçısı, Thomas Sullivan, çayları ipek poşetlere dökerek değişik bir tarzda çay satmaya karar verdi. Müşterileri bu yeni çaydan hoşnuttu ama farklı bir nedenden ötürü elbet: normalde poşetleri açıp çayı demlemek yerine kaynamış suya poşetli çayı atmak daha kullanışlı gelmişti. Sonuç olarak satışlar tavan yaptı ve fikir evrensel bir biçimde popülerite kazandı.

Listerin

Joseph Lawrence bu antiseptiği 1879 yılında ameliyat aletlerinin temizlenmesi için icat etti. Hatta Listerin adı Dr. Joseph Lister’dan gelme. Fakat insanlar ürünün potansiyalini görerek her yerde kullanmaya başladılar: yaraları tedavi etmede, dişçilikte, kepek ve mantar tedavisinde ve hatta deodorant olarak bile! Listern ilk reklamının verildiği 20. yüzyıldan itibaren geniş çaplı bir popüleriteye sahip oldu.

Viagra

Pfizer kalp rahatsızlığı için bir tedavi geliştiriyordu fakat klinik denemeleri yeni ilacın bu tedavi için yararsız olduğunu gösterdi. Fakat ilacın ilginç yan etkisi ise şuydu: madde pelvik bölgesindeki kan akışını güçlü bir şekilde etkilemekteydi. Bu şekilde ünlü afrodizyak doğmuş oldu.

Mikrodalga

Çok az insan mikrodalga fırınının asıl amacının şuanda kullandığımız şekilde olmadığını bilir. Raytheon şirketinin çalışanı mühendis Percy Spencer, radar ekipmanlarını incelemekteydi ve aktif radardaki mikrodalgaların cebindeki çukulatayı erittiğini fark etti. Percy bunu bir fırsat olarak görerek magnetrona biraz mısır koydu ve mısır anında patlamaya başladı. Sanırım bu yılın buluşu olmuş. Teşekkürler Percy!