in

BEĞENDİMBEĞENDİM ÇOK KOMİKÇOK KOMİK DUYGULUDUYGULU

Gamsızlığın Üst Düzeyde Olduğu Lise Hayatından Kimsenin Unutmayacağı Mükemmel Anılar

En çok özlenen eğitim kurumudur “lise”. En nefret edeni, yaşarken en çok isyan edeni bile şimdilerde lise anılarını hatırladığında yüzünde mutlaka aptal bir gülümseme oluşur.

Hayat kaygısından, işten, dertten uzak zevk-i sefa içinde yan gelip yatılan bu dönemde, hepimizin bildiği tipler ve yaşanması kaçınılmaz olan bir takım anlamsız olaylar vardır 🙂

Koridordaki kaloriferi kendi yeri belleyen “gıybet team”. Sizi Allah affetsin. Ah o kaloriferin bir dili olsa da konuşsa, ortalık karışsa.

Her boş dersi “uzun eşek” oynayarak geçiren haylaz tayfanın her oyunda pantolonu yırtan talihsiz çocuğu seni de unutmadık aslanım.

Sizin de sınıfınızda hep ağlayan bir kız vardı di mi ? O her ağladığında da “Hocam tuvalete gidebilir miyiz?” diyen kız kankası. Ne vardıysa o tuvalette her derde deva valla. Ağlayarak giden, yüzünde güller aça aça dönerdi.

 

Öğrencisi ile sigara paylaşan delikanlı öğretmen desem? Herkes bilmez, her öğrenciye de nasip olmaz öğretmenin öylesi.

Birde okula gelmeden iki üç bölüm Kurtlar Vadisi izlemiş, yetmemiş kahvaltı niyetine de yürek yemiş bir tip vardı. Bu genellikle Sedat Peker’in yeğeni olup en arka sırada, köşede otururdu. Yeri geldiğinde öğretmene bile kafa tutardı yiğidim.

Her kavgada kendini ortaya atan, tarafları ayırmaya çalışan cazgır kız, sen  asayiş polisi misin? Sana ne kızım, sana mı kaldı kavgaları ayırmak? Otursaydın ya oturduğun yerde.

Ve lise yılları ilerledikçe başa gelen “tanıdığın tanımadığın herkesin kavgasında bulunma” sorunsalı. Kim vurduya gitmediniz inşallah.

Tenefüs zili çalar çalmaz sevdiği kızı/çocuğu gözlemlemek için o kısacık zamanda okulu turlamak. O zamanlar platonik aşkı olanlar iyi bilir, tenefüs süresinde oradan oraya ışınlanmayı, ışık hızını keşfetmeyi.

Lise yıllarının en esrarengiz, kafalarda soru işareti bırakan durumu ise tavanda bulunan ayak izi. Hayır, o ayak izinin orada ne işi var ? Kim tarafından, nasıl oluşturulmuş olabilir ?

En güzel, en sabırsızlıkla beklenen olay, cuma gününün son ders bitiş zili. O zil çalmadan beş dakika kadar önce eşyalar toparlanır, geri sayım başlar. Beklenen an geldiğinde ise herkes çıkış kapısına doğru hücum yaratır.